Psk. Dan. Enes Karaosmanoğlu
Psk. Dan. Enes Karaosmanoğlu
Psikolojik Danışmanım! Aile Danışmanıyım! Akademik Danışmanım! Öğrenci Koçuyum!
Psk. Dan. Enes Karaosmanoğlu

Blog

Sınırlar ! Nasıl Hayır Diyebilirim?

Sınırlar ! Nasıl Hayır Diyebilirim?

Sınır Nedir?

Sınır kavramını bir çerçeve olarak düşünebiliriz. Bu çerçeve davranışlarımız ve sorumluluklarımız noktasında bizi şekillendirir ve bize bir hareket alanı sağlar. Bu hareket alanının başı sonu belli ve nettir. Eğer bu çerçevemiz kimi zaman kırılır ya da birtakım zorlamalara maruz kalırsa yorulur, kendimizi rahatsız hissederiz ve beraberinde getirdiği birtakım olumsuz duygularla başetmek durumunda kalabiliriz. Bu nedenle sınırların belirlenmesi bir ihtiyaçtır ve bizlere bir güvenlik alanı sağlar.

Sınırlara Örnekler

Sınırlar sizi bir başkasından ayırt edici, veya sizin nere­de başlayıp nerede bittiğinizi gösteren her şeydir. İşte sınır­lara bazı örnekler.

Deri

Sizi tanımlayan en temel sınır, fiziksel derinizdir. İnsan­lar bu sınırı genellikle kişisel sınırlarının ihlal edildiğini be­lirtmek için mecazi anlamda kullanır: “O adam (kadın), hakikaten bana batıyor.” Fiziksel benliğiniz, diğerlerindenayrı olduğunuzu öğrenmede ilk yoldur. Çocuklukta, sizi saran anne veya babanızdan farklı olduğunuzu yavaş yavaş öğrenirsiniz.Deri sınırı, iyiyi içeride ve kötüyü dışarıda tutar. Kanı­nızı ve kemiklerinizi içeride ve bir arada tutar ve korur.Mikropları dışarıda tutarak da sizi enfeksiyondan korur. Deride aynı zamanda besin gibi “iyiyi” içeri alan ve atıklar gibi “kötüyü” dışarı atan delikler vardır.

Kelimeler

Fiziksel dünyada bir tahta perde veya başka çeşit bir yapı genellikle bir sınırı ifade eder. Soyut dünyada, tahta perdeler görünmez. Yine de, sözlerinizle iyi koruma sağla­yan tahta perdeler oluşturabilirsiniz.

En temel sınır belirleyici kelime, "Hayır" kelimesidir. Diğerlerine sizin onlardan farklı olduğunuzu, varolduğunuzu ve kendi denetiminizde olduğunuzu bildirir. Hayır’ınızı - ve evet’inizi- açıklıkla ifade etmeniz gerekir.

Hayır, yüzleştirici bir sözcüktür. İnsanlara sevgiyle, “Hayır, bu davranış uygun değil. Ben bunda yer alamam” demeyi öğrenmek gerekir.

Hayır kelimesi aynı zamanda, suiistimale karşı sınırlamalar belirlerken de önemlidir. Diğerlerine “gönülsüz veya mecburen verme” konusun­da da bilinçli olmalıyız. Sınırları yetersiz kişiler denetime, bas­kıya, taleplere ve bazen de diğerlerinin gerçek gereksinim­lerine hayır demede zorlanır. Eğer birisine hayır derlerse, o kişiyle ilişkilerini tehlikeye atacaklarından korkar, böylelik­le pasifçe uyum gösterir, ancak içten içe öfke duyarlar. Bazen bir kişi sizi bir şey yapmaya zorlar; bazen de baskı, “ne yapmanız” gerektiği konusunda kendi içinizden gelir. Eğer bu iç veya dış baskıya hayır diyemiyorsanız, mülkü­nüz üzerindeki denetiminizi yitirmişsinizdir ve “öz dene­tim” in meyvesinden yararlanamamaktasınızdır.

Gerçek

Yaşamın gerçeklerini bilmek, size sınırlar getirir. Doğa­nın gerçeklerinin farkına varmak, onunla ilişkili olarak ken­dinizi tanımlamanıza yardımcı olur. Size ne ekerseniz onu biçeceğiniz söylediğinde örneğin, ya kendinizi bu gerçeğe göre tanımlar veya buna karşı davranmaya çalışarak acı çekmeyi sürdürürsünüz. Doğanın gerçeği ile temasta bulunmak ve bu gerçeğe uygun yaşamak, daha iyi bir hayat demektir.

Gerçekte her zaman emniyet bulunur, Tanrı’nın gerçe­ğini bilmek veya kendi gerçeğinizi bilmek de olsa. Pek çok insan, kendi sınırlarının dışında yaşamaya çalışarak, kim oldukları gerçeğini kabullenmeyerek ve ifade etmeyerek dağınık ve karışık yaşamlar sürer. Kim olduğunuz husu­sundaki dürüstlük, size kişisel bütünlük ve birliğin ilahi değerini getirir.

Coğrafi Uzaklık

Bazen bir durumdan kendinizi fiziksel olarak uzaklaş­tırmak, sınırları korumada yardımcı olur. Sınırlarınızı belirledikten sonra kendinizi fiziksel, duygusal ve ruhsal olarak yenilemek için bunu yapabilirsiniz.

Tehlikeden uzaklaşmak üzere, kendinizi çekerek kötü­ye sınırlar koyabilirsiniz. Bizi incitmeye devam edenlerden uzaklaşmak ve kendimiz için emin bir yer oluşturmak, akıllıca bir davranıştır. Kendinizi kötü durumdan uzaklaştırmak, ay­nı zamanda geride kalanda onu davranış değişikliğine sevk edebilecek bir terk edilmişlik duygusuna yol açacaktır.

Bir ilişkide kötüye kullanma varsa çoğu kez, diğer kişi­ye sınırlarınızı benimsetmenin yolu, onlar sorunla uğraş­maya hazır olana dek boşluk yaratmaktır.

Zaman

Bir kişi veya projeden bir süre uzaklaşmak, sınırların belirlenmesi açısından, yaşamınızın denetimden çıkmış bir yönünü yeniden kazanmanın bir yolu olabilir.Ruhsal ve duygusal olarak ana babalarından hiç ayrıl­mamış yetişkin çocuklar, genelde onlardan uzakta geçirile­cek bir süreye gereksinim duyar. Bu kişiler, tüm yaşamla­rını sarılarak ve elleri tutularak geçirmişlerdir; sarılmaktan vazgeçmek ve ilişkilerinde artık kendilerine küçük gelmeye başlamış bazı davranışlarını bir kenara atmak onları korku­tur. Eski yöntemler yeni ilişki yöntemleri oluşturmaları, ana babalarına bir süre için itici gelebilir. Bu süreci uzakta geçirmeleri, onların ana babalarıyla olan ilişkilerini genel­likle iyileştirir.

Duygusal Uzaklık

Duygusal uzaklık, yüreğinizin yeniden güven kazanması için gereksinim duyduğu mekanı veren geçici bir sı­nırdır; asla kalıcı bir yaşam tarzı değildir. Kötüye kullanılan ilişkide taraflar, duygusal yönden "buzların erimesi” için emin bir yere gereksinim duyar. Bazen süiistimalci evlilik­lerde suiistimale uğrayan eş, eşiyle arasında, önün kendi sorunları ile yüzleşerek güvene layık olmasını sağlayana dek duygusal bir uzaklığı koruma gereksinimi duyabilir.

Acı ve hayal kırıklığı için kendinizi hazırlıklı tutmaya devam etmemelisiniz. Eğer istismar edildiğiniz bir ilişki içinde bulunmuşsanız, geri dönmek için emniyet sağlanma­sını ve değişikliğin gerçek belirtilerinin görülmesini beklemelisiniz. Pek çok kişi, bağışlama adına birisine güvenme­de aceleci davranır ve karşısındakinin “tövbekarlığa bağlı kalmanın meyvesini” verdiğinden emin olmaz. Gerçek de­ğişikliği görmeden suiistimalci veya bağımlı bir kişiye ken­dinizi açmaya devam etmek, aptallıktır. Bağışlayın, ancak tutarlı değişiklik görene dek kalbinizi gözetin.

Diğer Kişiler

Sınırlar belirlemede ve bunları korumada yardımcı ola­cak diğer insanlara bağımlı olmak zorundasınız. Başka bir insanın bağımlılıklarına, denetimine veya suiistimaline ma­ruz kalan kişiler farkına varmaktadırlar ki, yıllar ve yıllar boyu süren “çok fazla sevme”den sonra, sınırlar oluşturabil­meyi ancak bir destek grubu ile başarabilmektedirler. Des­tek sistemleri yoluyla bu kişiler, suiistimale hayır deme ve yaşamlarını denetleyebilme gücünü hayatlarında ilk kez tatmaktadırlar.Başkalarının size sınırlar konusunda yardım etmelerine iki nedenden ötürü gereksiniminiz vardır. Birincisi, yaşamdaki en temel gereksiniminiz ilişkilerdir.

İnsanlar ilişkiler edinebilmek için çok acı çeker, çoğu suiistimale katlanır zira ortaklarının kendilerini terk edeceğinden ve ona karşı gelir­lerse yalnız kalacaklarından korkar. Yalnız kalma korkusu pek çok kişiyi incitici hallerde yıllar boyu tutar. Eğer sınırlar oluştururlarsa yaşamlannda sevgi kalmamasından korkarlar. Ancak diğerlerinden gelecek desteğe kendilerini açtık­larında, suiistimalci kişinin dünyada sevgi verebilecek ye­gane kişi olmadığını fark eder ve destek sistemi kanalıyla belirlemeleri gereken sınırları belirleme gücünü kendilerin­de bulurlar. Artık yalnız değildirler.

Sonuç

Diğer kişilerin arazilerine izinsiz girmek, bazı sonuçları beraberinde getirir. “Girmek Yasaktır” levhaları genellikle eğer birisi sınırı aşacak olursa, onun cezalandırılacağı teh­didini taşır. Eğer bir yönde yürüyorsak, bunun olacağını ve bir başka yöne yürüyorsak, başka bir şeyin meydana gele­ceğini bilmemiz gerekir. Sınırlarımızı, sonuçlarla desteklemeliyiz. Eşlerden birisi "eğer sen içmeyi bir kenara bırakmazsan” (veya “eve gece yarısı gelmeyi”, veya “bana vurmayı”, veya “çocuklara ba­ğırmayı”), “biraz tedavi olana dek seni terk ederim!” dese, kaç evlilik kurtulmuş olurdu.

Bilge kişiler eğer birisi çalışmıyorsa, ona yiyecek ver­meyin derken şaka yapmıyorlardı. Kimse sorumsuz davra­nışı sevmez. 

Unutmayın ki; “hayır” demek o insanı reddetmek demek değildir. Sadece o koşullar altında o işi yapamayacağınızı gerekçeleriyle bildirmek demektir. Bir başka zamanda veya koşulda, kendinizi uygun hissettiğinizde o işi yapabilir veya karşınızdakine başka bir zaman diliminde yardımcı olabilirsiniz.

”Hayır” diyerek koruduğunuz kendi sınırlarınız, yönetimini eline almaya çalıştığınız kendi yaşantınızdır.

Hayır Diyebilmek ve Sınırlar ile ilgili merak ettiğiniz konuları veya bu konuda yardım almak için bize ulaşabilirsiniz. Online Terapi veya Muğla Psikolog olarak bizimle iletişime geçebilirsiniz. İsterseniz buraya tıklayarak iletişim seçeneklerimizi görebilirsiniz.  İsterseniz 0(542) 602 3448 numaralı hattımızdan ister Whatsapp ister arayarak ulaşabilirsiniz.

Sağlıklı Günler Dilerim.

Psk.Dan. Enes Karaosmanoğlu

Yorum Ekle